Oğuz’un ERASMUS+ Anıları – Fransa

Bu benim yurt dışındaki ilk projemdi. Hatta yurt dışına tek başıma ilk çıkışımdı. Kısa bir cevap vermemi isterseniz, hiç düşünmeden hayatımdaki en iyi iki haftadan birini geçirdiğimi söyleyebilirim.

Projem Fransa’daydı; yaklaşık 300 yıllık tarihi bir şatoda bir kaçış oyunu oluşturuyorduk. Kampa gitmeden önce ister istemez aklımın bir köşesinde “Acaba diğer insanlarla anlaşabilecek miyim, rahat hissedebilecek miyim?” gibi pek çok soru vardı. Ancak proje arkadaşlarımla, birlikte çalıştığımız animatörlerle ve şatodaki gönüllülerle tanıştığım ilk anda bu soru işaretlerinin hepsi bir anda yok oldu. Çünkü orada gerçekten çok sıcak uluslararası bir ortam vardı.

Herkes, farklılıklarını bir kenara bırakarak ortak bir amaç için elinden geleni yapıyordu. Bu süreçte hâlâ iletişimde olduğum çok güzel dostluklar edindim. Aynı zamanda, bugün “21. yüzyıl becerileri” olarak adlandırılan pek çok beceriyi kazanmamızı sağlayan; hem eğlenceli hem de düşündürücü etkinliklere katıldık.

Boş zamanlarımızda birbirimizin kültürlerini tanıdık, birlikte eğlendik ve ürettik. En çok keyif aldığım anlardan biri ise Uluslararası Akşam Yemeği etkinliğiydi. Her ülke kendi kültürünü yansıtan bir yemek hazırladı ve komşularımızı da davet ederek bunu küçük bir şölene dönüştürdük. Türk takımıyla birlikte yemek hazırlamak çok eğlenceliydi; herkesin emeğine sağlık.

Yani biz orada sadece bir oyun inşa etmedik (oyunun detaylarıyla sizi boğmak istemiyorum 😊). Yeri geldi İtalyanlarla pizza yaptık, yeri geldi Estonlardan dans öğrendik… Kısacası çok şey paylaştık.
Böyle bir fırsat elinize geçerse sakın kaçırmayın.
Sevgiler…. #erasmusplus #nonformaleducation #esc #intercultural