Kayıtlar 1 Ekim’de başlıyor! 📢 Uluslararası Gönüllü Çalışma Kampı nedir? 🤩 Başvuru adımları nelerdir? 📌 Kampta ne gibi gönüllü işler yaparız? Merak ettiğiniz tüm soruları 22 Eylül Salı günü 20.00’de Instagram canlı yayınımızda cevaplandıracağız 🥳
Merhabalar, ben Buse Nur Torun. European Solidarity Corps
kapsamında 9 Şubat 2026 – 7 Ağustos 2026 tarihleri arasında Portekiz’in
Oliveira de Azeméis / Cucujães bölgesinde, Cruz Vermelha Portuguesa bünyesinde
6 ay boyunca gönüllü olarak görev aldım.
Bu süreç boyunca ilkokul çağındaki çocuklarla, yaşlı
bireylerle ve özel gereksinimli bireylerle çalışma fırsatı buldum. Günlük
aktiviteler düzenlemek, eğitici oyunlar planlamak, sosyalkapsayıcılık
etkinliklerinde aktif rol almak ve kurumun sosyal medya çalışmalarına destek
vermek gibi farklı alanlarda sorumluluklar üstlendim. Her gün farklı yaş
grupları ve farklı ihtiyaçları olan insanlarla iletişim kurmak bana empati
geliştirmeyi, sabırlı olmayı ve olaylara çok yönlü bakabilmeyi öğretti.
Proje süresince yalnızca toplumsal fayda sağlamakla kalmayıp
kişisel ve profesyonel gelişim anlamında da önemli kazanımlar elde ettim. Daha
önce bilmediğim bir dil olan Portekizceyi günlük hayatta ve sahada rahatça
iletişim kurabilecek seviyeye getirdim. Farklı ülkelerden gelen uluslararası
gönüllülerle aynı evi ve çalışma ortamını paylaşmak; ekip çalışması yapma, kriz
yönetimi ve kültürlerarası diyalog kurma becerilerimi güçlendirdi. Kendi
sorumluluklarımı yönetmeyi, yeni bir ülkede tek başıma yaşamayı ve
karşılaştığım pratik sorunlara hızlı çözümler üretmeyi deneyimledim.
Esnek çalışma ve boş zamanlarımda Portekiz’in farklı
şehirlerini ve İspanya’nın çeşitli bölgelerini ve Roma’yı gezme fırsatı buldum.
Bu seyahatler sayesinde Avrupa’nın kültürel zenginliğini yakından tanırken
farklı yaşam tarzlarını ve toplum yapılarını gözlemleme şansı yakaladım.
Bu proje bana gönüllülüğün sadece başkalarına yardım etmek olmadığını, insanın kendi potansiyelini ve sınırlarını keşfetmesi için de büyük bir fırsat sunduğunu gösterdi.
Unutulmayacak anılar biriktirdim, güçlü dostluklar kurdum ve hayatım boyunca bana eşlik edecek deneyimler kazandım.
Başta vize süreci olmak üzere tüm aşamalarda yanımda olan Gönüllü Hizmetler Derneği’ne, ev sahibi kurumum Portekiz Kızılhaçı’na ve Avrupa Dayanışma Programı’na yürekten teşekkür ederim.
Kamp Fransa’nın iç kısımlarında ve çok da bilinmeyen bir
bölgesindeydi. Kaldığımız yer eski Fransa’yı ve kampın da konusu olan Orta Çağ
Fransası’nı tanımamız açısından çok güzeldi.
Kamp boyunca festivalin her sürecinde yer aldık. Krep
yapmak, içecek servis etmek, garsonluk yapmak gibi birçok farklı iş yaptık ve
hepsi ayrı ayrı çok keyifliydi. Festivalde bizim dışımızda tamamı Fransızlardan
oluşan başka bir gönüllü ekip de vardı. Onlarla tanışmak, vardiyalarda görev
almak çok keyifliydi çünkü bizim grubumuzun dışında ama aynı amaç için bir
araya gelmiş başka insanlarla tanışmış olduk.
Kaldığımız kasaba halkı da çok tatlıydı, biz Fransızca
bilmiyorduk onlar da İngilizce bilmiyordu ama bizi hep anlamaya çalıştılar ve
hep yardımcı oldular. Konakladığımız yer de çok samimiydi ve gerekli her şeye
sahiptik.
Fiziksel anlamda cidden yorucu bir üç haftaydı ama her
anından keyif aldım. Özellikle festival anında Orta Çağ kostümlerimiz ile
çalışmak çok eğlenceliydi. Ben Fransızca hiç bilmiyordum ama kampın sonunda
temel kavramları ve insanların ne istediklerini anlayacak kadar Fransızca
öğrendim. Temeli olup Fransızcasını geliştirmek isteyenler için de çok güzel
bir fırsat bence. Üç hafta çok uzun bir süre gibi gelebilir ama yoğun bir tempo
olduğu için asla nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Boş vakitlerimizde göle ve havuza
yüzmeye gittik ayrıca akşam yıldızları izlemek için de harika bir yerdi. Kamp
bittikten sonra kamptaki arkadaşımla birlikte Paris’e gittik ve orada bile
düşündüğümüz tek şey Souvigny’i ne kadar çok özlediğimizdi.
2006 yılında da Gönüllü Hizmetler Derneği aracılığıyla 3 farklı uluslararası gönüllü çalışma kampına katılmıştım. Bu kamplar bana hayatımda unutamadığım anıları yaşama fırsatı sunmuştu. 2 çocuğuma da bu deneyimi yaşatmak istiyordum ve aynı zamanda bir ebeveyn olarak kampa gitmeyi kendim için de çok istiyordum. Bu aile kampına tam da böyle bir duyguyla katılmak istedim. 7 yaşındaki Alp, 14 yaşındaki Nil ve 46 yaşındaki ben Çek Cumhuriyeti’nin Studenka şehrinde bir doğa koruma kampına katıldık. Çocuklarım için 10 günde 3 yıllık deneyim fırsatı sunuldu diyebilirim. 25 çocuk ve 11 ebeveyn ile toplam 36 kişilik çok dilli ve çok kültürlü bir ortamda tek bir amaç için çalıştık; güldük, zorlandık, birlikte üstesinden geldik. Farklı ebeveynlik modelleri ve zor anlarda kişilerin farklı tepkilerini gözlemlemek üçümüz için de çok geliştirici ve heyecan vericiydi. Sanırım 2 yaşından 70 yaşına kadar gönüllü vardı ve herkesin kapasitesine, becerisine göre sorumluluklarımız vardı. Sabah 6.30’da kahvaltı edip, birlikte 5 km bisiklet sürdük. Vahşi doğadan hayvanlara destek vermek, bir şeylerin değiştiğini görmek, birlikte bir olmak, her yeni güne uyanmak, bolca spor, doğa ile iç içe olmak, çok kültürlülük ve son olarak güven… Tüm bunlar kamptan bize kalan anılar ve kavramlar oldu. Tabii bir de unutulmaz içtenlikte arkadaşlıklar 🙂
Kamp benim için çok verimli geçti. Çocuklarıma dünyalı olmakla ilgili anlattığım ancak çoğu zaman beni duymadıkları pek çok kavramı yaşayarak öğretme sansına sahip oldum. Şu anda evimizde daha olgun, kendinden emin, geleceğe karşı umutla dolu 2 çocuğum var. Bir sonraki kampta da ailece yer almak için sabırsızlanıyoruz. Gönüllü Hizmetler Derneği’nin üzerinden 20 yıl geçtikten sonra bana ve yaşamıma kattığı bir başka güzel anı için teşekkür ederim.
Proje genel olarak çok güzel geçti. Her gün kendimiz olabilmek üzerine oturumlar gerçekleştirdik ve deneyimlerimizi birbirimizle paylaştık. Programın detayları önceden paylaşılsaydı hazırlık açısından daha faydalı olabilirdi. Proje oldukça interaktif, samimi ve verimli bir deneyimdi. Farklı bakış açılarıyla tanışmak, paylaşımlarda bulunmak ve birlikte öğrenmek projeyi benim için çok değerli kıldı.
İlk Erasmus+ deneyimimdi ve gerçekten çok güzel geçti. Son olmasını ise hiç istemiyorum. Konfor alanımdan çıkıp kendimi daha yakından tanımam, çevremdeki sesleri biraz olsun susturup kendimi dinleyebilmem için harika bir fırsattı. Sanki hayata kısa bir mola vermiş gibi hissettim. Projede konakladığımız huzurlu ve sakin ortamın da bunda büyük katkısı vardı elbette. Yeni insanlarla tanışmak, akşamları oyunlar oynayıp şarkılar söylemek ve keyifli sohbetlerle kaynaşmak da deneyimi daha da güzelleştirdi. Projedeki etkinlikler sayesinde kendimizi tanıma yolculuğumuzda daha derinlere indik; düşündük, yazdık, konuştuk, çizdik ve boyadık.
Ben Ceren Nur Erdem. Gönüllülük faaliyetim kapsamında Letonya’nın Rujiena şehrinde bulunan Jo Lizgda adlı ev sahibi kuruluşta 6 ay boyunca medya alanında çalıştım. Projeye başlamadan önce 3 yıl boyunca dijital pazarlama uzmanı olarak çalışıyordum.Proje süresince hem kişisel hem de profesyonel anlamda kendimi geliştirme fırsatı buldum.Görevlerim arasında kuruluşun web sitesini tasarlamak, sosyal medya içerikleri üretmek,etkinliklerde fotoğraf ve video çekimleri yapmak yer aldı. Ayrıca bir okulda akran zorbalığı konusunda sunum gerçekleştirdim ve gönüllülerle röportaj videoları hazırlayarak kuruluşun YouTube hesabında paylaştım. Ek olarak bir Erasmus+ Gençlik Değişimi projesinde eğitmen olarak görev aldım. Projenin benim için en büyük avantajı esnek çalışma düzeniydi. Evden çalışabilmem ve çalışma saatlerimi kendim planlayabilmem sayesinde hem görevlerimi yerine getirdim hem de bol bol gezdim. Boş zamanlarımda kendi maddi katkımı da sağlayarak Avusturya, Estonya, Letonya, Litvanya, Finlandiya, Norveç, İsveç, Hollanda, Almanya ve Belçika’yı ziyaret ettim. Bu proje sayesinde Avrupa’yı ve farklı kültürleri tanıma fırsatı buldum. Bununla birlikte bazı zorluklar da yaşadım. Yaşadığım şehir başkente yaklaşık üç saat uzaklıktaydı ve bu durum seyahatlerde zaman kaybına neden oldu. Ayrıca şehirde benim yaş grubumda çok fazla genç bulunmadığı için sosyal çevre oluşturmak ve İngilizce pratiği yapmak kolay olmadı. Genel olarak bu proje bana çok değerli deneyimler ve güzel anılar kazandırdı. Gelecekte benzer projelerde tekrar yer almak isterim.
Gönüllü Hizmetler Derneği’ne de vize süreçleri, aklımdaki sorular ve her anımda yanımda oldukları için çok teşekkür ediyorum.
Gönüllü Hizmetler Derneği olarak, Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) tarafından yürütülen Stronger Voices for Better Choices, Youth Hub for WB&T Programı kapsamında desteklenen “Leaders for Gender Equality” projemizin son atölyesi olan Aktif Yurttaşlık ve Demokratik Katılım Atölyesi’nde, 7 Haziran 2026 tarihinde 18–29 yaş arası gençlerle Kadıköy İstanbulİmpro Sahne’de bir araya geldik.
Nebahat Seda Öztürk’ün kolaylaştırıcılığında gerçekleştirilen atölyede; aktif vatandaşlık, demokrasi, gönüllülük, kapsayıcılık ve toplumsal barış kavramlarını birlikte ele aldık. Yaygın eğitim yöntemleriyle yürütülen oturumlarda katılımcılar, gönüllülük ve aktif vatandaşlık arasındaki ilişkiyi tartışma, demokratik katılım üzerine düşünme ve kendi yaşam alanlarında nasıl daha aktif rol alabileceklerini keşfetme fırsatı buldu.
Bu atölye ile birlikte, proje kapsamında planladığımız Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Liderlik ve Aktif Vatandaşlık& Demokratik Katılım temalı üç atölyelik öğrenme yolculuğumuzu tamamlamış olduk. Gençlerin bilgi, deneyim ve fikirlerini paylaşarak bu sürece kattıkları değer, projemizin en önemli çıktılarından biri oldu.
Atölyemize katılan tüm gençlere, değerli katkıları için kolaylaştırıcılarımıza ve proje süresince emek veren tüm paydaşlarımıza teşekkür ederiz.
Ayrıca bu projenin hayata geçirilmesini mümkün kılan Toplum Gönüllüleri Vakfı’na (TOG) ve Stronger Voices for Better Choices,Youth Hub for WB&T Programı kapsamında destek sunan tüm kişi ve kurumlara teşekkürlerimizi sunarız.
Birlikte daha eşit, kapsayıcı ve demokratik topluluklar inşa etmek için çalışmaya devam edeceğiz.
5-6 Haziran tarihlerinde, Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) ev sahipliğinde Ankara’da düzenlenen Sivil Sesler Festivali’ne katıldık.
Festival kapsamında 5 Haziran’da Esat Hal’deki standımızda ziyaretçilerimizle bir araya gelerek derneğimizin yürüttüğü çalışmalar, ulusal ve uluslararası gönüllülük fırsatları ile gençlik projelerimiz hakkında bilgi paylaşma fırsatı bulduk.
Standımızı ziyaret eden, bizimle tanışan ve deneyimlerimizi paylaşan herkese teşekkür ederiz. Sivil toplumun sesini birlikte güçlendirmeye devam ediyoruz!